İçeriğe geç

Ay: Ocak 2009

GÜNÜMÜZ İNSANI

İnsan dediğin bir beden şekil şema
Şekilde bir insan tüm azaları ile sima
Şekline bakınca ona insan dersin ama
İnsanlık çürüdü ne dikiş tutar ne yama

Görüntüsü insan el ayak gözü kaşı
Fakat tüm kötülükler onun arkadaşı
İnsan denilen varlık kirletti dağı taşı
İnsanlık koktu ne ayağı kaldı ne başı

Hakkı hakikati gizleyip batılı överler
Gelecek çıkarlar için geçmişe söverler
Zalim ile birlik olup mazlumu döverler
İnsanlık bitti hayra karşı şerri severler

Ey insanlık zillete düşürdüler hepimizi
Zillet ki ne zillet nice bir rezalet denizi
İlletler zilletler ve rezaletler birçok dizi
İnsanlık uyuşturuldu ya Rab uyandır bizi

Günümüz insanı ekseri okumuş cahil
Herkes işinde sahte çoğunluk gayri ehil
Aynı sahtekarlığa tüm dünya ırkları dahil
İnsanlık kirletti ne orman kaldı ne de sahil

İmtihan içindir insanın dünyaya gelişi
Ama hayvanlar bile yapmıyor yaptığı işi
Daha adil ve merhametli ormandaki vahşi
İnsanlık bu değil hüsrandır bu yolun gidişi

Kendini bil insanlık şekilden ibaret değil
Rabbini bil şükreyle rükû ve secdeye eğil
Haddini bil kendine gel etme kötülüğe meyil
İnsanlık zelil oldu ayağı da cahil başı da cahil

Konuşur hep medeniyetten bahsederler
Helal haram sormaz ne bulursa onu yerler
Hak hukuk tanımaz nefsin peşinden giderler
İnsanlık değişti doğruları yanlış tarif ederler

İnsanın ekseriyeti güç ve çoğunluğa meyildir
Ekseri çoğunluk ise gayri meşru işler ile faildir
Hak ve haklı ile meşrudan yana değil ise zaildir
İnsanlık hiç bir zaman güç ve çoğunluk değildir

Güçlü çoğunluklar kendilerini haklı görürler
Ama asla hiç öyle değil yanlış çizgide yürürler
Hamdı şükrü unutmuş yedikleri kaba tükürürler
İnsanlık bozuldu hem saptırıldı yanlış iz sürürler

İnsan için en kıymetli varlık rahmani akıldır
Hakiki akıl Mevla’nın rızasını kazanan akıldır
Meşru kullanılmayan akıllar da şeytani akıldır
Meşru olmayan altın cevher taş toprak çakıldır

İşinin ehli dürüst olan herkesi tebrik ederiz
Mesleği ve ilminin ehli herkesi tenzih ederiz
Onlar başımızın tacıdır onlara teşekkür ederiz
Sözümüz ehil olmayana ehil olanı takdir ederiz

MİZANDA BELLİDİR

Âlemi hor görme ey arkadaş!
Aynı topraktanız kardeş kendini iyice tanı
Unutma bu toprakların altında nicee yatanı
Geçmişine saygılı ol rahmetle an yüce atanı
Acep sen başa taç da biz pabuç muyuz?

Kibirle büyük konuşma yüksekten atma
Dürüst ol açık konuş sözlerine riya katma
Kendini üstün görüp kalite pazarında satma
Acep sen altın da biz tunç muyuz?

Engin ol kimse sevmez yüksek atıp tutanı
Yüce Mevla sevmez gayri meşru alıp satanı
Asla hiç sevmez kanun ve kurula hile katanı
Acep sen kanun da biz suç muyuz?

Mevla dilediğinden alır dilediğine verir malı
Kimin çadır bulamaz kimin de beğenmez yalı
Ancak mizanda belli olur kim ucuz kim pahalı
Acep sen değer kıymet de biz değersiz hiç muyuz?

Bin rahmet vardır tebessümlü bir selamda
Maharet ne yazıp söyleyende ne de kalemde
Hikmet kuvvet kudret ancak Rabbül âlemde
Acep sen kalem de biz uç muyuz?

Âlemi küçük görüp kendini bir şey sanma
Dünyanın mal ve mülküne güvenip kanma
İşini hemen yap sonra yaparım diye aldanma
Acep sen akil cevher de biz kuru bir baş mıyız?

Takdiri ilahidir kimin aciz fakir kimin pek gani
Mevla kimine az kimine çok verir mal ve imkânı
Söyler misin fani dünya kimin oldu ebedi mekânı
Acep sen doğru görürsün de biz şaşı mıyız?

Hepimiz aynı şekil et ile kemikten bir beden
Aynı şey ne altın gümüş ne cevher ne maden
Bedenler aynı insanlığı icradır farklı neden
Acep sen gümüş levha da biz sac mıyız?

Her beden bir âlem nice hikmet var o bedende
Bu bedenler cümle âlem ile hem sende ve bende
Eksik görme eksik varsa ya bendedir ya da sende
Acep sen elmas yakut zümrüt de biz taş mıyız?

Var olan yoktan var eyledi hep taşırız o canı
Dünya imtihandır hepimiz terk edeceğiz bu hanı
Hiç kimse sevip ebedi mekân sanmasın fani cihanı
Acep sade sen yolcu da biz baç mıyız?

Her işini meşru yap iyi düşün biraz derince
Sözünü düşün söyle her ortamda yerli yerince
Nihayet ecel vaki olup herkes gibi kabre girince
Acep sen tok da biz aç mıyız?

ŞEHİT OLDUM BEN ÖLMEDİM

Korkma ey Mehmed’im dünya birleşse daralsa çember
Diren hazreti Kur’an hem hazreti Resulullah bize rehber
Dayan bizimle beraber yüce Allah ve hazreti Peygamber
Zafer bizimdir unutma dünyanın hesabı ne olursa olsun
Ancak ve ancak yüce Allah’ın hesabı muteber

Garip anneler küçük yaşta yavrularını askere saldı
Mahsun bağrı yanık boynu bükük ardından bakakaldı
Kurbanlık körpe kuzularla kışlalar yine doldu boşaldı
Anneler bağrına taş bastı yiğitler
Din ve namus için düşmana karşı siper aldı

Çanakkale unutulmaz nice hatıralarla dolu tarihi bir andı
Vahşi zalim düşmanlarımız boğazı kolay geçeceğini sandı
Mehmetler geçit vermedi amma nice anaların yüreği yandı
Ağlama annem yavrun ölmedi
Şahadet makamında ebediyete uyandı

Bize karşı düşman bir değil ki yedi düvelden yedi koldu
Düşmana karşı göz kırpmadan nice Mehmetler feda oldu
Gidenler dönmedi hayatın baharında gonca O güller soldu
Ağlama annem yavrun ölmedi
Vatan ve bayrak uğruna şehit oldu

Alçakça bombalandı tüm hasta haneler ve koğuşlar
Boğazı geçtik diye vahşi Çörçiller ellerini oğmuşlar
Geçemezler orada idi Seyit onbaşılar Yahya çavuşlar
Ağlama annem Yahya çavuşlar şehit oldu
Amma Seyit onbaşılar Çörçil’i kovmuşlar

Kalleş düşmanlarımız her daim sinsice fırsat kollar
Yakıldı yıkıldı nice kışlalar koğuşlar hem karakollar
Kana boyandı denizler sahiller vadiler sahralar yollar
Annem kolum koptu kopsun ama hiç önemli değil ki
Üzülme artık yapacağını yaptı bu kollar

Bin canımız olsa da feda olsun kutsaldır her taşımız
Kopsa da kolumuz bacağımız parçalansa da naaşımız
Eziliriz kırılırız ölürüz amma asla hiç eğilmez başımız
Ağlamayın anneler biz ölmedik
Şehit yazılsın mezar taşımız

Bu başlar eğilir ama sadece rükû ve secdede ancak
Başlar secdeye vardıkça bu vatan asla batmayacak
Biz sahip oldukça bayrağı hain eller hiç tutmayacak
Hak din İslam da çok kutsaldır
Namus vatan bayrak ve sancak

Annem bu dünyaya ben kendi isteğimle gelmedim
Yolumda ve kaderimde ne olacak ben hiç bilmedim
Küçük yaşta asker oldum ben hiç oynayıp gülmedim
Ağlama annem çocukluğumu yaşamadıysam
Şehit oldum ben ölmedim

Mehmetçikler geçit vermedi etten duvarlar ördü
Kiminin kolu bacağı kopmuş kiminin gözleri kördü
Artık hiç görmese de olur bu gözler göreceğini gördü
Rahat uyu ey ulu ecdat
Asil evlatlar bu defteri de dürdü

ZIĞINDERE VAHŞETİ

Ey Çanakkale ne büyüktür senin şanın ve tarihte yerin
Bu tarihi savaşta yaşanan ilahi hikmetler derin mi derin
Ey şehit oğlu şehit o senin sarsılmaz güçlü iman zaferin
Ebedi açık kalacak bu şanlı zaferi anlatan kutsal defterin
Bu zafer öyle bir zafer ki asırlar boyu açık kalacak defteri

Çanakkale vahşetinin bir parçasıdır zığın dere ve alçı tepe
Vahşice hasta hane bombalandı cesetler savruldu sele serpe
Feryat yükseldi kimi ergen kimi çocuk yaşta körpemi körpe
Avrupa hayranı olmak için vicdan ve akıllar konulmalı küpe
Bu zafer öyle bir zafer ki zalimlerin sinsi planlarını attı çöpe

Kutsal değerlerimizi korumak için haktır savunma ve cephe
Yeni neslin geleceği uyandırıyor bizde derin endişe ve şüphe
İslam ve insanlıktan uzak kalmış hayali top seyrede disko tepe
Kaybetmiş benliğini elinde şişe kolunda yosma kulağında küpe
Bu zafer öyle bir zafer ki tüm o zalimlerin kulağında oldu küpe

Acep sonumuz nere gider bu haller ve şekiller böyle olunca
Nesiller değişip de örfümüz ananemiz tahrip olup bozulunca
Ey Çanakkale ruhuna sahip gençlik ayrılma yürü hak yolunca
Sonra hüsrana gidersin rezil bataklık Avrupa ahlakı ile dolunca
Bu zafer öyle bir zafer ki o gücü ancak anladılar denize dolunca

Ey ziyaretçi o topraklar şehitler makamıdır pervasız basma
O topraklarda ilahi haller yaşandı hurafe deyip yüzünü asma
Keramet haktır acaba olur mu diye dudak büküp kendini kasma
Ey Çanakkale ruhunu bilmeyen nesil haddini bil ha! Zehir kusma
Bu zafer öyle bir zafer ki o zaferi yaz ve yüksek tut alçaktan asma

Ey şehit evladı o toprağı sıksan kan damlar sakın gafletle basma
O Çanakkale ruhuna sahip çık hurafe diyenlerin karşısında susma
Onlar anlamaz bir zincirin iki ucunda iki duygusuz şekil iki yosma
Kendini insan sanan birinin elinde halka diğerinin boynunda tasma
Bu zafer öyle bir zafer ki onu daima nesilden nesle anlat hiç susma

O şanlı zafer erlerini hayır dua ile analım bırakalım o güne
Çok şerefli tarihimizi Örnek alıp ibret gözüyle dönelim düne
Evet şimdi gelelim günümüz insanına bu günkü nesle bu güne
Tüm İslam ülkeleri zillet içerisinde insanlar niçin yaşar ne güne
Bu zafer öyle bir zafer ki her nesil böyle zafere ulaşa öyle övüne

Bilmem Çanakkale’de iki yüz elli üç bin şehidimiz niçin yatıyor?
O gün Çanakkale’yi geçemeyenler bugün vatanımızda cirit atıyor
Ya Rab bu ne zillet kasaplar sığır eti yanında domuz eti de satıyor
Ey ecdat siz şanslı ve çok şereflisiniz bu nesil savaşmadan batıyor
Bu zafer öyle bir Zafer ki din ve hilal uğruna nice yıldızlar batıyor

Köylü çiftçi işçi memur esnaf ve üreticilerimiz eridikçe eriyorlar
Bu ne iş tarım ve hayvancılığı bitirdiler domuza teşvik veriyorlar
Bunlar İslam’a hakaret edenleri karşılayıp yolunda halı seriyorlar
Yeter artık bu Avrupa hayranları sinirlerimizi gerdikçe geriyorlar
Bu zaferi nasıl unutmuş o adi sömürücü zalimlere değer veriyorlar

Dinler arası diyalog diyenler hak ile batılı birbirine katıyor
Zinayı suç olmaktan çıkarıp eli titremeden altına imza atıyor
Üç semavi din senaryosunu kim yazıyor kim oynayıp anlatıyor
Bu nesil şaşırmış birçokları da yüzünü Avrupa’ya dönüp yatıyor
Bu zafer öyle bir zafer ki tarihler boyu İslam’ın gücünü anlatıyor

Bu ne şaşkınlıktır ki ana caddeyi görmüyor batıl sokağa sapıyor
Kısmi topraklarımız işgal, KİT’leri de siyonist yabancılar kapıyor
İslam’dan başka din var mı bunlar İstanbul’u dinler bahçesi yapıyor
Soruyoruz, ılımlı İslam – üç semavi din – diyenler acep neye tapıyor?
Bu zaferi unutan gafil birileri de İstanbul’u dinler bahçeleri yapıyor

Ya Rab acil sahipler gönder bu nesil zillete düştü azdıkça azıyor
Ey Hz -Fatih kaldır başını bir bak levhalar Konstantinepol yazıyor
Acep Avrupa’nın nesine âşık bunlar kendi çukurunu kendi kazıyor
Bak hele şu kendini bilmez aciz gafile bir de kalkmış ecdada kızıyor
Bu zaferi bunlar nasıl unutmuş ta kendilerine ve millete kuyu kazıyor

Ey ecdat acı günler yaşıyoruz bal ile zehri birbirine katıyorlar
Evlatlarımızı inancından dolayı ordusundan okulundan atıyorlar
Askerimizi şehit eden ile inancını yaşayanı aynı kefede tutuyorlar
Cüz’ i rakamlar ile Harran ovasını ve arazileri haramilere satıyorlar
Bu zaferi nasıl unutup şehit kanıyla yoğrulmuş toprakları satıyorlar

Bunlar İslam dünyasından yüz çevirdiler galiba bozuldu şuurları
Tarihi camilerimiz başımıza yıkılırken onarıyorlar kilise ve surları
Evet şimdi anlaşılıyor ki boşuna değilmiş Amerika ile Avrupa turları
Yüce Allah’ım bunlardan sebep kesme bizden rahmetini ve yağmurları
Bu zafer öyle bir zafer ki ilahi güçle denize gömdü yedi düvel gâvurları

EY ÇANAKKALE VE ŞANLI ASKER

Çanakkale ilahi ve ilginç olaylara sahne bir diyar
Bir tarafta insanlık üstü hal bir tarafta ise vahşet var
Yedi düvel birleşmiş insanlık dışı canavar mı canavar
Korkma ey Mehmedim senin damarlarında asil kan var

Ey Çanakkale bu güne bir bak hele gör düştük ne hâle
Ey ecdat biz bu yola baş koyduk aşk ile koştuk askere
Bu yolun dönüşü yok dedik asla hiç düşünmedik tezkere
Hem söz verdik biz hazreti Allah’a ve hazreti Peygambere
Ya ölüm ya istiklal başka çıkış yol yok karar kıldık bir kere
Ey Çanakkale bu güne bir bak hele gör düştük ne hâle

Ey duası muteber yiğit anneler hayır dua eyleyin bize
Duanız bizimle oldukça düşmanı kolay gömeriz denize
Bizim için ölüm haktır yeter ki küffar eli değmesin size
Din namus vatan bayrak için ölmek borç oldu üzerimize
Ey Çanakkale bu güne bir bak hele gör düştük ne hâle

Ey şanlı asker sen terk eyledin aileni evini bucağını
Çocuk yaşında mesken tuttun zafer için asker ocağını
Kan verdin can verdin indirtmedin bayrak ve sancağını
Sen şehit oldun hazreti Peygamber açmış sana kucağını
Ey Çanakkale bu güne bir bak hele gör düştük ne hâle

Ya muzaffer oluruz ya ölürüz deyip yürüdüler ileri
Ya şahadet ya galibiyet dedi asla hiç bakmadılar geri
Öyle bir asker ki şahadet yolcusu İslam’ın yiğit erleri
Nice yiğit erler şehit oldu tekrar yeniden doldu yerleri
Ey Çanakkale bu güne bir bak hele gör düştük ne hâle

Mehmetçikler bir hilal uğruna aşk ile çıktılar sefere
Din namus vatan bayrak aşkı ile erdiler kutsal zafere
Bu öyle bir zafer ki şaşırdı birleşmiş yedi düvel kefere
Değil insanlar melekler dahi gıpta eyledi bu asil nefere
Ey Çanakkale bu güne bir bak hele gör düştük ne hâle

Bu zaferin sırrı gücünü imanından alan şanlı askerinde
Bu ne büyük bir zafer yeri gönüllerde derinde mi derinde
Mehmed’im kim olmak istemez bu zaferde senin yerinde
Güller açmış ak yüzünde miskü amber kokuları var terinde
Ey Çanakkale bu güne bir bak hele gör düştük ne hâle

Mehmed’imin yanında düşman askerin yarası kanıyordu
Biz adil Osmanlıyız anam bana hep merhametli ol diyordu
Mehmed’im gömleğini yırtmış düşmanın yarasını sarıyordu
Benim annem yok bari sen annene kavuş diye de ağlıyordu
Ey Çanakkale bu güne bir bak hele gör düştük ne hâle

Çanakkale tarihinde çok önemli bir noktadır Kilit Bahir
Bu boğazda nice ilahi haller yaşandı hem batın hem zahir
Mehmetçikler iman gücü ile hem deniz hem karada mahir
İman gücü her zaman her yerde hep galiptir evvel hem ahir
Ey Çanakkale bu güne bir bak hele gör düştük ne hâle

Ey Çanakkale seni anlatmak asla ne mümkün ne muhal
Ey Mehmed’im senin bu direnişin beşerin şaştığı bir hal
Ey insanlık tarihi sen asla hiç görmedin böyle bir istiklal
Ey dünya bunu bil ki bu kubbelerde ebedi kalacak bu hilal
Ey Çanakkale bu güne bir bak hele gör düştük ne hâle

Ay yıldızlı bayrağımız yurdumuzun temsilidir ala misal
Ey birleşmiş haçlı dünyası eğer yüzün var ise farzı muhal
Gel oturalım insanlığı konuşalım olalım şöyle bir hasbi hal
Gelmezler çünkü onların meşruiyet ve haklılığı gayri muhal
Ey Çanakkale bu güne bir bak hele gör düştük ne hâle

ÇANAKKALE ZAFERİ

Çanakkale iman gücümüzün şanlı zaferi
İmanla nice zafer kazandı hak dava erleri
Hakkın yardımı daima Hakka inananların idi
O şanlı askerler ki hiç yılmaz ve dönmez geri
Hakkı daim andık Hakkın yardımı ile kazandık
Elhamdülillah
O gün yedi düvel düşman tâ ki sınıra dayandı
O düşmanlar ki küçük görüp bizi hiçe sayandı
O günde yine maddi güç zalim düşmanların idi
Ya Rab elbet bizimde maruzatımız sana ayandı
Hakka bağlı kaldık Hakkın yardımını aldık
Elhamdülillah
Ehli küfür birliği haçlılar çevremizi sardı
Düşmanların birliği bizim de Mevla’mız vardı
Birleşsinler bizimle de evliya ve melekler idi
İmanla ya Allah sedaları nice cepheler yardı
Hakkı dinledik uyduk Hakkın yardımını duyduk
Elhamdülillah
Elbette bizim rabbimiz daim bizi duyandı
Şahadet aşkıyla bizim kalplerimiz uyandı
Onlar Türk orduları İslam’ın neferleri idi
Göğüs gerip kan döktük denizler boyandı
Hakka inandık Hakkın yardımıyla uyandık
Elhamdülillah
Tekbir sedalarıyla dağlar taşlar çınladı
Gökyüzünü duman bulut kapladı arz inledi
Onlar İslam ordularının hiç yılmaz erler idi
Ne güzel erler ki daima emir ve yasak dinledi
Hakkı anladık saydık Hakkın adaletini yaydık
Elhamdülillah
Ya Rab ne büyük hikmet deniz geçit vermedi
Senin kudretin ne yücedir beşerin aklı ermedi
O aslanlar ki şanlı ve şerefli asil askerler idi
O askerin gözünü düşmanın gücü asla germedi
Hakka tam inandık Hakkın yardımı ile dayandık
Elhamdülillah
Havadan denizden ve karadan topa tuttular
Sanki boğazı geçmek kolay gibi korkuttular
Korkma Mehmed’im dualar bizimle beraber idi
En büyük yardımcımız yüce Mevla’yı unuttular
Hakkın yardımını gördük nice defterler dürdük
Elhamdülillah
Yiğitler kükredi kan yürüdü defterler dürüldü
Göğüsler siper edildi cesetten duvarlar örüldü
Ya Rab senin şanın nicedir bu ne acayip haller idi
Gemiler denize gömüldü nice hikmetler görüldü
Hakkın adaletini serdik hep zaferle murada erdik
Elhamdülillah
Din uğruna gazel olup dökülsek yaprak yaprak
Kanımızla sulansa karış karış bu kutsal toprak
Kanını akıtıp canını feda eden o imanlı yiğitler idi
Yeter ki kalelerin burcundan inmesin şanlı bayrak
Hakkı duyduk bildik Hakkın emriyle bu yola girdik
Elhamdülillah
Ey Mehmed’im sen doğru yolda çok ali bir kulsun
Üzülme bin canımız olsa da bini de tüm feda olsun
Nice bin Mehmetler bu hak yolda daim fedailer idi
Yeter ki din namus bayrak ile vatanımız kurtulsun
Hak yolda bir vücut bir güçtük Sina çölünü geçtik
Elhamdülillah
Sevin Mehmed’im hak yoldasın kaybedecek neyin var
Dünyada imtihandasın senin kazanacak çok şeyin var
Cihat yolunda şehit olanlar cennetle müjdelenenler idi
Sen ki şahadet yolundasın cenneti alada her şeyin var
Hak yolu seçtik Hakkın yolunda şahadet şerbetini içtik
Elhamdülillah

ÇANAKKALE

Çanakkale geçilmez ki Hz. Kur’an bize rehber
Kutsal savaşlarda başkomutan Hz. Peygamber
Dünyanın değil sade Hz. Allah’ın hesabı muteber
Çanakkale geçilmez bir boğaz ne büyük bir vaaz

Çanakkale ebedi unutulmaz manevi bir hatıra
Çanakkale ibrettir ki son mermi ile gemi batıra
Çanakkale’yi anlatmak sığmaz ki binlerce satıra
Çanakkale geçilmez bir boğaz ne büyük bir vaaz

Çanakkale tarihe mal olmuş kutsal bir destan
Yiğitler meydanı can pazarı büyük bir bedestan
Geçemezler birleşse de Avrupa ve tüm küfristan
Çanakkale geçilmez bir boğaz ne büyük bir vaaz

Geçemezler çünkü orada idi Hz. Allah’ın yardım eli
Bu ordular öyle bir ordu ki melekler ile takviyeli
O iman savaşıdır orada idi binlerce ruhaniyeti veli
Çanakkale geçilmez bir boğaz ne büyük bir vaaz

Çanakale hikmeti anlaşılmaz efsanevi bir boğaz
Akıl sahipleri için çok büyük ibretli açık bir vaaz
İbret almayanlar Çanakkale’yi görür anlayamaz
Çanakkale geçilmez bir boğaz ne büyük bir vaaz

O zaman o savaşta Çanakkale’yi geçemedi kaldılar
Cephede alamadılar da masada nasıl kolay aldılar
Hainlerin yardımı ile düşmanlar aramıza daldılar
Çanakkale geçilmez bir boğaz ne büyük bir vaaz

Çanakkale şanı ve şerefi ile tarihte yerini buldu
Mertçe geçemeyenler kalleşçe vatanımıza doldu
Eyvah bu acı günler için mi dedelerimiz şehit oldu
Çanakkale geçilmez bir boğaz ne büyük bir vaaz

Çanakkale ulu atalarımızın tarihi ünü ve şanı
Göz kırpmadan kan akıttı feda ettiler nice canı
Çiğnetmediler namus bayrak ve bu cennet vatanı
Çanakkale geçilmez bir boğaz ne büyük bir vaaz

Çanakkale Zaferi şehitlerimizin sarsılmaz inancı
Namus için birlikte savaştı baba oğul kardeş bacı
Bu inancı yaşayıp bilmeyenler ise o tarihe yabancı
Çanakkale geçilmez bir boğaz ne büyük bir vaaz

Müslüman’ı Müslüman’a vurdurmaktı düşmanın oyunu
Biz asırlardan beri biliriz bu sahte zalimlerin huyunu
Amma tutmadı aldılar ölçüyü öğrendi bunlar boyunu
Çanakkale geçilmez bir boğaz ne büyük bir vaaz

Çanakkale gerçeğini bilmeyenler onu anlayıp bilemez
Hak ve hakikati görmeyenler insanlık çizgisine gelemez
Tarihler şehit kanıyla yazıldı asla onu hiç kimse silemez
Çanakkale geçilmez bir boğaz ne büyük bir vaaz…

ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR

Derde düşenler acı çeker yanar inler
Halden bilmeyenler ne sorar ne dinler
Bir can yanar hep seyreyler nice binler
Ateş düştüğü yeri yakar bilmez o binler

Hep kendini düşünür oldu şimdi beyinler
Günümüzde pek çoğaldı nankör hainler
Çok az kaldı halden bilen mütedeyyinler
Ateş düştüğü yeri yakar bilmez o beyinler

Hep dünya çıkarı içindir taraf ve eyimler
Menfaate dayalı oldu söylem ve deyimler
Fani dünyada sade madde için müdayimler
Ateş düştüğü yeri yakar bilmez bu eyimler

Derdi çeken bilir çekmeyenler ne anlar
Acıyı bilene sorun bilmez ki tatmayanlar
Kimin derdini kim bilir yanar nice canlar
Ateş düştüğü yeri yakar bilmez bu canlar

Çaresiz kalırsın elinden gidince imkânlar
Metin ol sabreyle geçer sıkıntılı bu anlar
Birbirinin halini sormaz günümüzde insanlar
Ateş düştüğü yeri yakar bilmez bu insanlar

Kiminin derdi fakru zillet yaşanır zor anlar
Kiminin başka mutlu kılmaz saraylar hanlar
Yanar sineler çare olmaz ki şöhretler şanlar
Ateş düştüğü yeri yakar kim ne bilir ne anlar

Dertlinin halinden ancak dert çekenler bilir
Dertli dertliye çare değil amma elden ne gelir
Sabreyle rabbine sığın ne dövün çırpın ne delir
Ateş düştüğü yeri yakar kimin derdini kim bilir

Hayat zor nice dertler öbek öbek sineye ekilir
Dertler acı bir imtihandır ancak sabırla çekilir
Hamdeyle çile biter bir gün taşlar yerine dikilir
Ateş düştüğü yeri yakar yaralı sineye tuz ekilir

Elem keder gam tasa ekip çileyi biçenler bilir
İmtihan köprüsü çok zordur onu geçenler bilir
Nice bin türlü dert çekip zor yolu seçenler bilir
Ateş düştüğü yeri yakar ancak zehri içenler bilir

ADLİ DENGELER

Bu ülkede iş ve aş bekleye dursun nice yüz kişi
Zevki sefa içinde yüzde on vicdanı ters yüz kişi
Müstahak bize acep yüzde kaçtır çizgisi düz kişi
Adli dengeler bozulunca bu sistem çözmez bu işi

Bu ne hal azlara var da çoklar uzay vatandaşı mı?
Yazık bize bu millet bu kadar kör duyarsız ve şaşı mı?
Ormanda yaşayanlar da yapmaz böyle bir paylaşımı
Asli dengeler bozulunca temiz ve doğrular saf dışı mı?

Bu ne iştir nasıl demokrasi medeniyet bunun neresi
Sadece namusluya mı kapalı demokrasinin penceresi
Acep yok mu ki bu haksızlığın bu çarpıklığın bir çaresi
Örfi dengeler bozulunca boş kaldı fakirin tenceresi

İşgalci kapitalist sermaye ile serbest piyasa ekonomisi
Gelir kaynaklarımızı kaptı yabancılar elin Conisi Tomisi
Onlara yenik düştü ülkenin esnaf tüccar üretici hamisi
Asri dengeler bozulunca battı bu vatanın taşıyıcı gemisi

Türkiye ve Orta Doğu’yu işgal planıdır BOP’lar bipler
Başımıza gelecekleri iyi bilelim canilerin elinde ipler
ABD yetmedi şimdi de Avrupa’da başladı yakın takipler
Akli dengeler bozulunca ilacı yok ki neylesin tabipler

Hani nerede özgürlük Avrupa medeniyeti insan hakları
Hepsi yalan sadece dini ve ahlaki değerlerdir yasakları
Dünyanın her yerinde sömürü üzerine kuruldu çarkları
İnsani dengeler bozulunca var mı canavardan farkları

Amerika’ya uydu kolumuzu bağladı koydular kotayı
Avrupa deyip ölçüsüzce arttırdılar ithalatta potayı
Uydular Amerika’ya Avrupa’ya IMF’ye şaşırdılar rotayı
Ticari dengeler bozulunca geç olur anlasak da hatayı

Bu nasıl adalettir yiğitler tutsak hainler patron ağa
İş tersine döndü azınlıklar hâkim haramiler doldu bağa
Bu gelir dağılımı hiç yakışmıyor medeni dedikleri bu çağa
Mali dengeler bozulunca timsah ile yarışır mı kaplumbağa

Yabancı sermaye hâkim, çalışırız boğaz tokluğuna
Milyonlar boş gezer arar durur yanar iş yokluğuna
KİT’ler peşkeş çekildi bahane bulundu gider çokluğuna
İdari dengeler bozulunca kapıldılar otorite boşluğuna

Torpilli ehliyetsiz kadrolar aldı işi ehline vermediler
Dürüst liyakatli bir baş tayin edip toplayıp dermediler
Kurumlar içindeki soygun ve ihanetin farkına ermediler
Ahlaki dengeler bozulunca hatalarını da hiç görmediler

Birliğimiz ile beraberliğimiz bozuldu olduk şucu bucu
Artık kendimize gelelim zalimlerin eline geçti ipin ucu
Derin endişem var dostlar kurtlara kaptırdık pabucu
İlmi dengeler bozulunca hüsran oldu bu yolun sonucu

Ormanda yaşayanlar bile ehildir rabbini bilmeyenden
Maymun bile edeplidir insanım deyip ceddini bilmeyenden
Hayvanlar çok daha da terbiyelidir haddini bilmeyenden
Edebi dengeler bozulunca korkulur kendini bilmeyenden

Sadece şekil değil insanlık ayrılmaz ruh ile bedenden
Mahlûkat üstündür şekilde kendini insan zannedenden
Daha şanslı çok daha akıllıdır hüsrana doğru gidenden
Asıl insan ruhaniyettir ibaret değil şekilden ve bedenden

EN BÜYÜK SUÇ

En zor tatbiki amel ise helal kazanç ile adalettir
En zor temsili amel ise şeriatı İslam ile imamettir
En zor tahkiki amel ise adil yargı ile hükmüyettir
En zor tespiti amel ise kıyasül fukaha ile rivayettir
Ne mutlu adil yargı kararı veren ile kıymet bilene

En ağır sorumluluk ise hak kefalet ile vekâlettir
En ağır yükümlülük ise ilmü muttaki ile emanettir
En ağır görevlilik ise nizami İslamiyet ile riyasettir
En ağır hitabetçilik ise muallim ile vaizi nasihattir
Ne mutlu hak doğruları öğreten ile kıymet bilene

En büyük suçlar asilik nankörlük ile ihanettir
En büyük tehlike ise içki kumar faiz ile şehavettir
En büyük günah ise küfrü inadi şirk ile kehanettir
En büyük sıkıntı ise korku tembellik ile vahamettir
Ne mutlu tehlikeden kaçan ile emir ve yasak bilene

En kötü düşman ise acizlik fakirlik ile cehalettir
En kötü yol ise gayri İslami sapıklık ile dalalettir
En kötü hayat ise bozuk amel-i ahlak ile zillettir
En kötü toplum ise küfrü şirk ile adi şaki millettir
Ne mutlu güzel ahlaki huy ile emir ve yasak bilene

En korkulu gün ise meydan-ı mahşer ile kıyamettir
En korkulu yol ise narı cehennem ile geçidi sırattır
En korkulu an ise mahrumi iman ile eceli zarurettir
En korkulu hal ise mahrumi cennet ile mağduriyettir
Ne mutlu ameli cehimden kaçıp emir ve yasak bilene

En acı kayıp ise akıl iman sıhhat cihat ve basirettir
En acı ayıp ise hırsızlık arsızlık ile ömrü nezarettir
En acı talih ise gayri hoşnutluk ve kölelik ile esarettir
En acı şaibe ise yüz kızartıcı suç ile itham ve rezalettir
Ne mutlu yüzü ak alnı açık ile emir ve yasak bilene

En çirkin netice ise mağlubiyeti bozgunluk ile hezimettir
En çirkin hal ise yanlış niyetli düşünce kin ile husumettir
En çirkin huy ise fitne fesatlık gıybeti nemime ile hasettir
En çirkin zan ise insanları nice ayıbı itham ile su-i niyettir
Ne mutlu zan ve günahtan kaçan ile emir ve yasak bilene

En kerih dal ise gayri meşru ticaretçilik ile haramkârlıktır
En kerih yol ise yalancılık dolandırıcılık ile sahtekârlıktır
En kerih hal ise gayri samimi ciddiyetsizlik ile riyakârlıktır
En kerih kul ise sabrı hamdı şükürsüzlük ile isyankârlıktır
Ne mutlu meşru helal kazanan ile emir ve yasak bilene