İçeriğe geç

Ay: Şubat 2009

DERVİŞLİK

Dervişliğe bir ehli kâmil gerek
Takva üzere bir ilmi amil gerek
Teslimiyetçi bir mütekâmil gerek
Dervişler çileye tahammül gerek

Dervişlik yolu pek yokuş gerek
Fani dünya için gönlü boş gerek
Daim hayır konuşa dili hoş gerek
Dervişler üşenmeye bir kuş gerek

Dervişlerin bağrı taş gerek
Daim dili zikir gözü yaş gerek
İradeli ola nefisle savaş gerek
Dervişler tevazu eğik baş gerek

İsyansız sabırlı ağır baş gerek
Bir dilim ekmek yavan aş gerek
Engin ola huyunda yavaş gerek
Asi nefislere dervişlik boş gerek

Dervişliğe tam teslimiyet gerek
Teslimiyet olunca telâşe ne gerek
Teslimiyet gösterenler ne mübarek
Teslimiyet yok ise dervişlik ne gerek

Nideyim ben derviş olamadım
Ulu derya ummana dalamadım
Bu deryada kendimi bulamadım
Dervişlik makamında olamadım

DERİN DERTLER

Her beşerin aklı ermez kâinatın akışına
Yaratılış gayesi ve hikmetler ile nakışına
O yaratıcının on sekiz bin âleme bakışına
Mevla kimini sıkar kimine yol açar çıkışına

Dünya acı tatlı imtihandır biz bilemeyiz
Acıya tahammül zordur ağlar gülemeyiz
Yarab nimetle imtihan eyle acı dilemeyiz
Biz aciz kullar ağlar gözyaşımızı silemeyiz

Nakış nakış motif motif ne güzel şu kâinat
Denizde başka karada başka nice bir hayat
Çok yüce bir hikmet hem ne büyük bir sanat
Mevla kimini süründürür kimine verir kanat

Dertli sıkıntılı bir ömür ve mutsuz bir hayat
Neden hep dürüstler için dert yükü bu kâinat
Sanki tüm çıkışlar kapatılmış feryadıma inat
Mevla kiminin yolunu zor kılar kiminin rahat

Acep neden çoğunluk hep doğruya muhalefet
Öyle bir muhalefet ki muhalefet değil bir afet
Çileli bir yaşam ve ihanete uğramış bir hilafet
Mevla kimini korur kimini eyler perişan telafet

Dost zannedip birilerine akıl sordum ara sıra
Herkes çıkar peşinde kimin derdinden kim sora
Unutmayın dostlar belki bir gün size gelir sıra
Mevla kimini gani kılar kimide muhtaçtır hasıra

Halden bilmez boş akıl veren dostlarım çook
Boşa yorulmayın dostlar boş lafa karnım tok
Samimiyet gerek gayri samimilere ihtiyacım yok
Mevla kimini korur kimine isabet eder nice bir ok

Her hısım akraba asla dost diye kast olmaz
Anladım ki çakaldan dost kediden post olmaz
Var git be hey çıkarcı adam senden dost olmaz
Mevla kimini mutlu kılmış kiminin çilesi dolmaz

Yüküm çok ağır sanki üzerime çökmüş dağlar
Eyvah heba oldu ömür hep dertli geçti çağlar
Ah sinem yaralı viran oldu hayalimdeki bağlar
Mevla kimini güldürür kimin de gönlü kan ağlar

Sinem pare pare ah etsem ciğerlerim sökülür
Bu ağır dertleri kafam almaz beynim dökülür
Bu dert yükünü asla taşıyamam belim bükülür
Mevla kimini muaf kılar kimin derdi zor çekilir

Ah derde dert katan haddini bilmeyen fertler
Hazıra konup kendini adam zanneden namertler
Namertlerin yükünü daim neden taşır cömertler
Mevla kimini muaf kılar kimi de çeker ağır dertler

Bazı hazıra konanlar var kendini adam görür
Bu hazırcı nankörler hep haksız saltanat sürür
Hiç utanmadan başkasının emeği üzerinde yürür
Mevla kimini tehir eder kiminin hesabın tez dürür

Acizliğimdendir şikâyet değil hâşâ ne haddime
Münacatım var şikâyetler zarar verir bendime
Daim hamt olsun halime hatayı buldum kendime
Münacatımı sundum en adil makam yüce rabbime

BANA DOST GEREK

Dost demek değil her baba oğul gardaş
Dost hüzün ile sevinci paylaşan arkadaş
Dost hem fikir dert ortağın vefalı sırdaş
Baba oğul gardaş değil bana dost gerek

Herkeste var amca yeğen hem nice dayı
Asla hiç önemli değil rakamlar ile sayı
Önemli olan azlar içindeki dostluk payı
Amca yeğen dayı değil bana dost gerek

Herkeste var baba oğul hem nice gardaş
Her yönde var aynı yolda yolcu ve yoldaş
Her yerde var hısım akraba ve nice arkadaş
Nidem akraba yoldaş değil bana dost gerek

Dostlar son planda görür dünya ile parayı
Hemen koşar gelir sarar dostundaki yarayı
Dost dostun çadırına değişmez köşkü sarayı
Köşklü saraylı çıkarcı değil bana dost gerek

Gerçek dostlar baş tacı sözümüz yok onlara
Yarab muhtaç etme çıkar için hatır soranlara
Mağlup eyleme dost gözüküp tuzak kuranlara
Dost gözüken sahteler değil bana dost gerek

Ey gafil deymez dünya için bu sıkıntı bu telaş
Kendini bil de cahiller ile ne otur kalk ne bulaş
Fani işler için vefasızlar ile ne uğraş ne de dalaş
Sinsi gafil menfaatçiler değil bana dost gerek

Acep niçin çalıştım gece gündüz kazma kürek
Çok ihanet gördüm oklara hedef oldum sürek
Ah bağrım alev alev kalbim sızlar yanar yürek
Sinemden vuran sinsiler değil bana dost gerek

Vefasızların hesabı madde için pusu olsa gerek
Sessiz kalmaları ise avlama uykusu olsa gerek
Kaygılarında hesap tutmaz mı korkusu olsa gerek
Maddi hesap tutan akraba değil bana dost gerek

Dostluk ile insanlık aldı çook derin bir yara
Dost ister isen eğer sen yine ehli takvadan ara
Günümüz insanının tek bir dostu kaldı o da para
Nidem fani dünyada para değil bana dost gerek

Beyninden konuşanlara doğru koşup yaklaş
Kalbinden konuşanlar ile var sarıl kucaklaş
Kendinden konuşanlardan ise tez kaç uzaklaş
Afakî konuşan fosiller değil bana dost gerek

Dostlukta sadakat var ise pek ala pek de hoş
Eğer dostun sana yürüme gelir ise sen ona koş
Eğer samimiyet yok ise dostluklar beyhude boş
Sadakatsiz riyakârlar değil bana dost gerek

Gerçek dost kalmadı kimin çıkarcı kimin bir hoş
Güven yok kimin mafya kimin hırsız kimin berduş
İtimat yok kimin ahlaksız kimin arsız kimin ser hoş
Gayri ahlaki mey hoşlar değil bana dost gerek

AZALARIN ŞÜKRÜ

Akıl odur ki kendi nefsinden hesap sora
Beden odur ki tüm azaları ile kıyam dura
Baş odur ki boyun eğip rükû secdeye vara
İşte baş ve bedenin şükrü öyle ola

Kalp odur ki tasdiki iman makamına ere
Gönül odur ki daima salihlerin izini süre
Göz odur ki harama bakmaya hakkı göre
İşte iman göz ve gönlün şükrü öyle ola

Kulak odur ki şerre kapana hakkı duya
Boğaz odur ki helal ve az yiye çabuk doya
Dil odur ki meşru konuşa sözü yerine koya
İşte kulak ve dilin şükrü öyle ola

Kol odur ki hep temiz ve helalinden kazana
El odur ki harama kalkmaya hep meşru uzana
Fikir odur ki destek vere hakkı konuşup yazana
İşte el ve kolun şükrü öyle ola

İskelet odur ki adaba aykırı uzanıp yatmaya
Ayak odur ki haram yolda asla adım atmaya
Yanlış yollarda yürüyüp de batağa batmaya
İşte ayak ve azaların şükrü öyle ola

DEME BANA NE

Bir yanlış görünce düzelt deme bana ne
Yanlışı düzelteni görünce deme sana ne
Yanlışı düzelteni duyunca da deme ona ne
Neme lazımcılık yanlıştır sen deme kime ne

Biz der isek bana ne sonra yıkılır kaleler
Yıkılınca kaleler hiç eksik olmaz belalar
İşte bu toplumlar için gurbet olur sılalar
İşte o an çoğalır belalar sen deme bana ne

Bu neme lazımlar açtı başımıza nice olayı
Mesuldür bütün neme lazımcı güruh alayı
Bırakın yanlışları koruyalım dini ve sılayı
İşte o an kurtulur sılalar sen deme sana ne

Bu bana ne sana ne ona ne kime neler var ya
Bir toplum mesuliyeti başından atıp savar ya
Yine bu diyarda haklıları haksızlar kovar ya
İşte o zaman zulüm çoğalınca sen deme bize ne

Birileri yanlış yaparken birileri bakar ya
Kendi ayıbını örtmek için başkasını takar ya
İşte bu ayıbı ne Meriç temizler ne de Sakarya
İşte tüm ayıplar meşru olur sen deme size ne

Ey bana neci gardaş hele bir düşünüp dursana
Bana necilikten niceleri üzülüp düştü buhrana
Bölünenler çok acı bir halde uğradılar hüsrana
İşte şimdi batmak hak olur kimse demesin bana ne

ALIN YAZIM BÖYLE İMİŞ NEYLEYİM

Alın yazım böyle imiş neyleyim ilk baştan
Vefa görmedim yakın akrabalar ve gardaştan
Sıkıntı gördüm yakın dostlarım hem arkadaştan
Hâyır vefa dilerim başka ne deyim neyleyim ben

Bazı dostlarımdan sıkıntı gördüm dargınım
Kalbim çok mahsun gönlüm hüzünlü kırgınım
Kaderime boyun eğmişim dertlerimle sargınım
Hâyır dua dilerim başka ne deyim neyleyim ben

Asla hiç gönlüm hoş değil sinemden vurgunum
Akmıyor gönül pınarlarım şaşkın ve durgunum
Güven itimat kalmadı çok sıkıntılı ve yorgunum
Mutluluk dilerim başka ne deyim neyleyim ben

Birçok sadakatsizleri dost ve adam sandım
Eyvah bu ciddiyetsizlere neden nasıl kandım
Acep niçin bu kadar güven bağlayıp aldandım
Sadakat dilerim başka ne deyim neyleyim ben

Eyvah, fani dünya ile nice beyhude yarıştım
Çileli ömrümde nice üzücü dertlere karıştım
Mevla’m reva gördü ben dertlerimle barıştım
Deva dilerim başka ne deyim neyleyim ben

Mutlu huzurlu değil isem kime yarar oldum
Takdir böyle ise kaderimle hem karar oldum
Hamt olsun bu halime amma ben zarar oldum
Huzur dilerim başka ne deyim neyleyim ben

Kaderim böyle neyleyim takdire boyun büktüm
Yanıldım ömür beyhude geçti sarsıldım çöktüm
Sinem yanar için için gözyaşlarımı içime döktüm
Biçare sabreylerim başka ne deyim neyleyim ben

Nice hayaller ile beyhude bağ bostan ekmişim
Kendime zarar başkalarına ballı bir petekmişim
Hata benimdir dünyaya aldanıp hep çile çekmişim
Daima hamt eylerim başka ne deyim neyleyim ben

Öncü kabul etmeyiz aklımızla bugüne geldik
Biz çıkarlarımız için nicelerinin ayağını çeldik
Hak hukuk kaide kural onu da biz çoktan deldik
Böyle diyenlere merhamet dilerim ne deyim ben

Geçmişi sordum onu biz çoktan sildik dediler
Geleceği sordum onu tahmin ede geldik dediler
Bugünü sordum onu biz daha da iyi bildik dediler
Bunlara da hidayet dilerim başka ne deyim ben.

ADALETLER

Adalet bir yana siyonizme giden paralar pullar ağlasın
Özgürlük bir yana zulüm ve işkence gören kullar ağlasın
Mutluluk bir yana mahsun kalmış yetimler dullar ağlasın
Zalimin zulmünde kalan kullar ağlasın

Evladını doyasıya saramayan analar kollar ağlasın
İyilik ihsan ile insanlığa kapalı kapılar yollar ağlasın
Yol ve çizgimiz belli hüsrana giden karambollar ağlasın
Zalimin zulmünde kalan kullar ağlasın

Gafletle geçen beyhude nice günler ve dünler ağlasın
Ateşi sinede taşıyan buruk kalpler ve gönüller ağlasın
Zulüm ile geçmiş tarihler yıllar aylar ve günler ağlasın
Zalimin zulmünden semaya kalkmış eller ağlasın

Bir oyun uğruna ıssız kalmış meralar dağlar ağlasın
Bozulup yıkılmış viran olmuş bahçeler bağlar ağlasın
Kasıtlı olarak saptırılmış nice tarihler çağlar ağlasın
Zalimin zulmünde kalan kullar ağlasın

Bülbüle hasret açmadan solan güller ağlasın
Haksız yere işgal edilmiş sahralar çöller ağlasın
Yakılmış yıkılmış boş kalmış köyler ve iller ağlasın
Zalimin zulmünde kalan kullar ağlasın

Suları kirletilen kesilen ördekler sunalar ağlasın
Evlat sevgisine doymadan kaybetmiş analar ağlasın
Nice olaylara sahne Fıratlar Niller Tunalar ağlasın
Zalimin zulmünde kalan kullar ağlasın

İmkânlarını kaptırmış aptallar ve enayiler ağlasın
Haramilerin eline geçmiş kurum ve sanayiler ağlasın
PKK oyununa yem olmuş evlatlar ve büneyiler ağlasın
İnsan üzerinde insanlık dışı zulüm ve deneyiler ağlasın

Mazlumlara yapılan zulme insanlar cinler ağlasın
Sindirilip korkutulmuş konuşmayan diller ağlasın
Esaret altında kalan nice milyonlar binler ağlasın
Bir gün hesap verecek hainler hinler ağlasın

İslam ve insanlığa fayda vermeyen ilimler ağlasın
İlmini hapsedip anlatıp öğretmeyen âlimler ağlasın
İslam’ın aleyhine dönen nice dolaplar filmler ağlasın
Bir gün hesap sorulacak işte o zaman zalimler ağlasın

ŞÖYLE BÖYLE GEÇEN ÖMÜR

İslam’da gün akşamla başlar
İslam’ı yaşayalım arkadaşlar
Secdeye varmalı akıllı başlar
Ömür biter hayat yeni başlar

İşte bu fani âlem işte yaşam
Ey nefs bugün de oldu akşam
Ömürden bir vakit daha geçti
Ne gündüzler baki ne ihtişam

Ömür geçiyor hayat fanice
Gitti yine gündüz geldi gece
Ömürden bir dem daha geçti
Acep amel nedir hesap nice

Ömür yolu virajlı azı hatsı
Bu yolda bugün de oldu yatsı
Ömürden gece ve gündüz geçti
Amel salih ola olmaya bidatsı

Tefekkür ne güzel bir intibah
Gecelerin sonu yeni bir sabah
Yine bir gece daha gelip geçti
Kendini bilen işlemesin günah

Hoş bir sabah elhamdülillah
Her işin başı olmalı bismillah
Ömürden bir gece daha geçti
Daim diyelim lâ ilahe illallah

Ey fani ama şöyle ama böyle
Evet yine bugün de oldu öğle
Bu ömürler şöyle böyle geçti
Haddini bil daima hayır söyle

Nefis şiddetli ama akıl sakindi
Meşgale ile bugün de oldu ikindi
Ömürler nefisle mücadeleli geçti
Nefsin yolu asi aklın yolu tekindi

Asi nefis ile kavgalı geçti gün
Yine bir daha mazide kaldı dün
Yine ömürden bir gün daha geçti
Sen diren nefsine hiç verme ödün

Asi nefis bizi hep tehlikeye itti
Bu mücadele sonunda gün bitti
Fani ömürden bir gün daha gitti
Dünya meşgalesi fani ahiret ciddi

İŞTE O DEM BAYRAM OLA

Vahiden akıl iman ile sıhhat en büyük nimet
Saniyen huzuru adalet üzere İslami bir devlet
Salisen salih amel şükr sabr hamt ile bir hayat
Rabi’an rıza’en lillahi te’ala ömrü bir nihayet
İşte o dem bayram ola
Azrail’e emaneti kolay vere defterin dürüle
Kabre girince tüm sorulara cevabın rahat verile
Kıyamet günü kabirden müjde ile kalkıp dirile
Arşın gölgesi ikram edile altına döşek sürüle
İşte o dem bayram ola
Günahların mağfiret ola defterin sağdan verile
Tüm azaların lehte konuşa hesabın rahat görüle
Mahşeri âlemde salihlerle haşr-u cem olup örüle
Nar-ı cehim ile aramıza ilelebet bir perde gerile
İşte o dem bayram ola
Ne büyük iştir bu âlemden ahirete günahsız göçüle
Hesap günü cennetlikler ile birlikte saf olup seçile
Peygamber efendimizin eliyle havzu kevserden içile
Tüm dostlar ile birlikte yürüyüp sırat kolay geçile
İşte o dem bayram ola
Lütfü ihsan ola Mevla’nın dostları ile koyula yola
Mizanda sevap kefesi ağır basa suçlar havada kala
Mevla inayet ede peygamber efendimizden şefaat ola
Âlemi ahirette dostları ile sevdiklerini yanında bula
İşte o dem bayram ola
Yüce Mevla ihsan ede cennete girip felaha erile
Cenneti alada köşk ile sarayların döşenip serile
Hak te’alanın fazl-u keremi ile zati cemali görüle
Resulü Ekrem efendimize komşu ebedi hayat sürüle
İşte o dem bayram ola işte bayram o bayram ola

İNSANLIK

Ya Rab düştük bin bir türlü derde
İnsanlık var mı bilmem hani nerde
İnsanın olduğu ya da olmadığı yerde
İnsanlık İslam’dır olmaz başka yerde

Ya Rab verdiğin imkânla insanlar ayda
İnsanlık ne anlamda insanlar ne hayda
İnsanlık esfel-i safilinde insanlar uzayda
İnanlık İslam’dır ne köşkte ne de sarayda

İnsanlık ne havada ne karada ne suda
Ne sanat şan şöhret ne edebiyat ne moda
İnsan isen daima nimete eyle şükrünü eda
İnsanlık İslam’dır gayrisi boş ve beyhude

İnsanlık ne mal mülk ne simge ne arma
Ne kürkü kaftan ne taç gömlek ne forma
Ne bilim teknoloji ne fabrika ne iş kurma
İnsanlık İslam’dır gayrisi boş kafa yorma

İnsanlık ne para pul ne ağadır ne paşa
İnsanım diyor isen daima edep ile yaşa
Ne gelirse bil ki edepsizlikten gelir başa
İnsanlık İslam’dır gayrisi fani bir temaşa

İnsanlık şekil değil bakılmaz ki göze kaşa
İnsansın haddini bil uyma bakar köre şaşa
Kendini bilmeyen aciz gafillere olma maşa
İnsanlık İslam’dır gayrisi fani bir kargaşa

İnsanı İslam’dan ayırmak küfürdür hâşâ
İslam’dan ayrılan cevher diye sarılır taşa
Eğer insan isen Hakka ram ol İslam’ı yaşa
İnsanlık İslam’dır gayri yollar çıkar boşa

İnsanlık ne rütbedir ne mevki ne makam
Ne şahı sultanlık ne validir ne kaymakam
Ne varlık saltanat ne değer sayı ne rakam
İnsanlık İslam’dır gayrisi hep yanlış ahkâm

İnsanlık ne fen teknoloji nede ilim bilmek
İnsanlık ne zevki sefa ne oynamak gülmek
İnsanlık gerçeği öğrenip yanlıştan dönmek
İnsanlık İslam’dır gayrisi beyhude üzülmek

İslam’dan varsa temelinde birazcık maya
Birlikte olur insanlık namus edep ile hayâ
İslam yok ise fayda vermez çıksan bile aya
İnsanlık İslam’dır tüm ayrılanlar kalır yaya

İslam’dan uzak durma dalma zevki sefaya
İslam’dan başka yol yok düşme narı cefaya
Tabi ol Kur’an ile Hz. Muhammed Mustafa’ya
İnsanlık İslam’dır uzak duranlar vurur kafaya

Teknoloji doruğa çıktı insanlar uzayı keşfetti
Ama ne fayda zalimlerin zulmü çok ileri gitti
Allah’ım sen işini bilensin artık bu zulüm yetti
İnsanlar aya çıktı amma ne fayda insanlık bitti