İçeriğe geç

HASTALIKLARIMIZ VE YANLIŞ TEDAVİ SIRALAMASI

Last updated on 10.06.2020

       Bir hasta düşünün, beyninden, kalbinden ve midesinden hasta. Tedaviye ilk nereden başlamamız gerekir? Tabii ki beyinden, amma ne yazık ki biz ilk tedaviye mideden başlıyoruz. Hâlbuki beyinden başlamamız gerekir. Çünkü beyin felç olurda görevini yapamazsa, kalbin midenin çalışması ve insanın yaşaması hiçbir anlam taşımaz ve hiçbir işe yaramaz. İnsanların ekseriyetinin beyinden hasta olduğunu görüyoruz. Çünkü insanlar faiz, fuhuş, kumar, içki, uyuşturucu, hırsızlık, arsızlık, yalancılık, dolandırıcılık, tefecilik ve daha nice çirkin ahlaksızlık batağına düşürüldüler. İnsanımızı insani, İslami, ve tüm manevi değerlerimizden uzaklaştırdılar. Ne yazık ki; manevi değerlerinden koparılmış bir insandan her kötülük beklenebilir. Biz ilk evvela genç beyinleri ve insanlarımızı bu çirkin ve müzmin hastalıklardan kurtarabilirsek, o zaman bu insanlar doğru ve sağlıklı düşünerek kalplerini tedavi eder, midelerini de meşru yollardan doldurur, doyurur ve tedavi ederler. Ama maalesef bizim ve bazı idarecilerimizin midesinden değil beyninden zoru vardır. Yani sade ekonomi ve midemiz değil de önce beynimiz beynimiz der isek, doğru teşhis koymuş olur ona göre de tedavi yöntemi uygularız. Tabi, ekonomi çok önemli ama aklımızı iyi kullanarak adil ve dengeli ekonomi düşünmemiz gerekir. Ekonomiyi hesapsız adaletsiz ve dengesiz çıkar sağlamak için korumaya çalışırsanız, böyle bir ekonomi ne millete ne de memlekete asla fayda ve huzur getirmez. Önce gelir dağılımı adaleti şarttır. çok zengin coğrafyamızda kriz, işsizlik, geçim sıkıntısı gibi hadiselere üzülmek bir yana utanmamız gerekir. Dünya bize güler ve çok ayıplar, çünkü dünyanın incisi bizim memleketimiz dünyada en kıymetli coğrafi konumdadır. Dünyanın asıl süper gücü biziz. Bizim ülkemizde bulunan kaynaklar dünyanın hiçbir yerinde yok, ama biz aklımızı kullanamadığımız için hala Avrupa Avrupa diye yanlışta ısrar ediyoruz. Bu kokuşmuş batmış Avrupa’nın neyine hayranız anlamak mümkün değil. Avrupa Birliğinin İslam dünyasına karşı bir birliktelik olduğu açıkça ortadayken, bu kadar taviz verme zilletini de beynimizden söküp atamadığımız tümörlerden sadece biri olsa gerek. Hayırlı şifalar dileriz. Yazık bize, bizim ecdadımız dünyaya adalet ve medeniyet dağıtırken, Avrupa Birliği mi vardı? Lütfen bu milletin manevi değerleriyle oynamayın. Yok efendim dinler arası diyalog, ılımlı İslam ve medeniyetler buluşması… Hayır! Asla ne İslam’dan başka din, ne de İslam’dan başka medeniyet vardır. Ancak din İslam’dır ve medeniyette ancak İslam’dadır. Hz. Âdem’den günümüze din tektir ve İslam’dır. Medeniyette ancak İslam ile olur ve olmuştur. Lütfen Tarihi doğru araştırın doğru yazın ve doğru okuyun. Hayır Medeniyet, şu anda savunmasız çocuk kadın ve yaşlı insanları vahşice kurşuna dizen dünyanın sömürü gücü Amerika’da mı, yoksa Avrupa’nın başı İngiltere’de mi? Buna medeniyetler buluşması değil de medeniyetsizliği karıştırma deseniz daha doğru olur sanırım. Bizim A.B.D. ve A.B.’ye değil ancak ve ancak biraz vakarlı ve dik durmaya ihtiyacımız var. Evet, küfür ve zulmün karşısında ne kadar dik ve vakarlı durursanız ancak O kadar başarılı olursunuz. İslam eşittir medeniyet. Tarihi iyice araştırın gayet açık bir şekilde görür ve anlarsınız. Ama ne yazık ki biz kör taklitçilikten kurtulup tarihi doğru araştırıp doğruları bulma zahmetine katlanmıyoruz. Vah yazıklar olsun bize. Ayrıca her şeyimiz ithalata dayalı oldu, borçla ithalat yaparak ne kadar dayanabileceğiz ve bizim insanımız ne iş yapacak işsizlik nereye varacak?Unutmayalım ki üretmeden tüketen çabuk tükenir. Kitleri peşkeş çektik, fabrikalar kapandı, başımıza taç yaptığımız başımızın belası yabancı sermaye memleketi sömürüyor, devlet tüccarlığı bıraktı şimdi müteahhitliğe başladı. Fabrika yapmıyor, her tarafa konut yapıyor. Rahmetli Yazıcıoğlu demişti ki; inşaat yaparak hangi ülke kalkınmış. Doğrudur çünkü İnşaat sektörü lokomotif sektör değildir. Fabrika konut yapar ama konut fabrika yapmaz. Unutmayalım ki, birilerinin çıkarı uğruna uyutulduk ve uyutuluyoruz, daha ne kadar uyutulacağız lütfen uyumayalım.

Tarih:ŞİİRLER

Bu yazı yorumlara kapalı.

%d blogcu bunu beğendi: